Benden hic kimseye bahsetme. Bu ilk sahifeyi yirtip at.
Altamis Topragi insani reddeden ugursuz bir köy. Orada, herkesin unuttugu bir kiz yasar. Yarim akilli denir ona, belki de bu yüzden dünyanin yükünü en az o tasir. Ama günlerden bir gün, peri padisahi cikar yoluna. Sonra bir cocuk dogar Tek gözlü, bir dev kadar ac, bir cöl kadar susamis, her seyi hatirlayan, hicbir seyi unutmayacak olan; her lokmasinda, icinde dünyaya karsi büyüyen öfkeyi besleyip doyuran Onunla birlikte, Dokuz Kita On Okyanusun kaderi geri dönülmez bicimde degisirken iktidar hirsi, taht sevdasi ve gizli oyunlar
birer birer sahneye cikar.
Artuckulenin Tepegözü, kadim anlaticilik gelenegini cagdas anlati düzlemine tasiyor. Cagan Irmak sözlü kültürün ritmini, destansi dili ve sert gercekligi bir araya getirerek, okuru hem tanidik hem de tekinsiz bir evrene davet ediyor. Bu, yalnizca bir canavarin hikayesi degil, onu yaratan dünyanin da hikayesi. Ve belki de asil soru sudur Hikaye mi insani dogurur, yoksa insan mi hikayeyi
Yazar, kadim destani güncellemis. Dede Korkuttan almis kopuzu, bin yillik ezgilerle roman söylemis. Dahiyane bir fikir, sanatli bir anlatim, afallatici bir hikaye. Tepegözün ihtisami ve vahseti nefes kesici.
Murat Mentes