Bu roman, yasanmis olaylardan degil; yasanabilecek hâllerden beslenerek yazildi.
Anlatilan kisiler, mekânlar ve zamanlar bire bir karsiliklar tasimaz. Burada amaç taniklik sunmak degil, bir insanin basina gelen karsisinda nasil yavas yavas degistigini izlemek.
Bir çöküs her zaman bagirarak gelmez.
Bazen hayat ayni sekilde devam ederken, insanin içindeki düzen çözülür. Bu kitap, o çözülmenin aceleyle toparlanmadigi, ögütle kapatilmadigi bir sürecin kaydini tutma çabasidir.
Romanda geçen hukukî süreçler, bire bir bir dosyanin kronolojisi olarak degil; benzer dönemlerde yasanmis çok sayida tecrübenin edebî bir yogunlastirmasi olarak düsünülmelidir. Buna ragmen anlatinin gerçeklik duygusunu korumak için yargilama yollari, basvuru asamalari ve ailelerin yasadigi sosyal sonuçlar romanin imkân verdigi ölçüde görünür kilinmistir.
Anlatida bilinçli olarak açiklanmasi beklenen bazi bosluklar vardir. Çünkü her seyin anlasilir olmasi, her seyin tasinabilir oldugu anlamina gelmez. Bazi seyler ancak sessizlikte yerini bulur.
Bu metnin iddiasi haklilik degil. Teselli hiç degil.
Eger burada bir çagri varsa, o da sudur: Insan, kendini savunmadan da yasayabilir. Geri dönmeden de yürüyebilir.